Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO)’da ortaya çıkan yolsuzlukla ilgili beklenen dava açıldı. Dış ticaret servisince TIR’lar için TOBB adına tahsilatı yapılan A.TR ve Eur.med dolaşım belgesi bedellerine karşılık 2009-2012 yılları arasında kesilen bin 332 adet makbuzun usulsüz iptal edildiği saptandı.

Bu yolla odanın 473 bin 979 lira zarar uğratıldığı olayla ilgili olarak oda personelinden Gökhan Mahmut Aksoy, Mesut Saray ve Mecit Yelkovan “zincirleme şekilde zimmet”; BTSO Başkanı Celal Sönmez ve başkan yardımcısı Mahmut Yılmaz “görevi ihmal”;  hesapları inceleme ve bütçe komisyonu üyeleri Erdem Tuna, İlhan Yeşilova, Altuğ Gencer, Cemal Erdoğan, Ertan Atan, Mehmet Özen ve Alper Gürsoy ile yönetim kurulu sayman üyesi Tahir Yılmaz, başkan yardımcısı Ali Hazır, genel sekreter Nihat Balkan ise “denetim görevini ihmal ederek zimmet veya irtikaba neden olmak” suçlamasıyla Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak.

* * *

Basın ve Memur Suçları Soruşturma Bürosu’ncahazırlanan 11 sayfalık iddianameye yansıyan ifadelere bakacak olursak;

“Zincirleme şekilde zimmet” suçlamasıyla yargılanacak olanlardan dış ticaret memuru Gökhan Mahmut Aksoy, zimmetine para geçirmediğini, varlıklı bir ailenin ferdi olduğunu söylüyor. Olay ortaya çıktığında suçlamayı ailesinin de kabul etmediğini, bu nedenle önlerine konulan 580 bin lira civarında parayı BTSO’ya yatırdıklarını anlatıyor. Aksoy, “Aslında ortada ne zimmet vardır ne de kaybolan belge. Sisteme hata girişleri düzeltme yetkisi sadece Mecit Yelkovan’da vardır. Mecit Yelkovan isterse sistemde düzeltme veya oynama yapabilir” diyor.

Servis şefi Mecit Yelkovan’ın savunması ise “Ben kesinlikle makbuzlara iptal yapmış değilim. Makbuzların iptalinden, paraların zimmete geçirilmesinden haberim yok” şeklinde..

Veznedar Mesut Saray ise makbuz iptallerinin telefonda verilen bilgiyle yapıldığını, arkadaşlarına güvendiği için telefonla bildirilen iptal taleplerini yerine getirdiğini belirterek “Ben kesinlikle zimmetime para geçirmedim. Bir gün kasa fazla çıkınca geriye dönük inceleme sonunda bu durum ortaya çıkmıştır” diye ifade veriyor.

* * *

Tahmin edileceği gibi başta BTSO Başkanı Celal Sönmez olmak üzere, “görevi ihmal” ve “denetim görevini ihmal ederek zimmet veya irtikaba neden olmak” suçlaması yöneltilen tüm sanıklar haklarındaki iddiayı reddediyor.

Sönmez, savunmasında özetle “Odamıza her gün binlerce evrak gelir, otuz bini aşkın üyemiz vardır ve dolayısıyla şahsi olarak intikal ettirilmemiş bir yolsuzluk olayını tespit etmem düşünülemez. Denetim görevini ihmal suçunun da oluşmadığı kanaatindeyim, bu nedenle atılı suçlamayı kabul etmiyorum” diyor.

Türk Ceza Kanunu, zimmet suçuna 5 yıldan 12 yıla; Görevi ihmale 1 yıldan 3 yıla; Denetim görevini ihmal ederek zimmet veya irtikaba neden olmaya da 3 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

 

—DÖRT DÖRTLÜK—

Yediysen nane, araştırırlar donu
İhsan’a çıkar dört dörtlük konu
Tasalanma, yırtarsın bir şekilde
Dayın varsa mutlu olur sonu

Muhtemelen 22 Şubat tarihinde yapılacak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yönetimi seçimi için saflar netleşiyor.
148 kişiden oluşan meclis, dün akşam geç saatlere kadar süren aylık olağan toplantıda başkan adayları Ali Uğur ile İlhan Parseker’i;
Celal Sönmez ile Mahmut Yılmaz’dan da, usulsüzlük iddialarına yanıtları dinledi.
Meclis üyeleri, düne kadar sadece kulislerde konuşulanlarla yetiniyordu. Oysa akşam doğrudan adayların ve yöneticilerin ağzından duydu her şeyi…
Ali Uğur cephesinin, OSB yönetiminden istifa sonrası gündeme taşıdığı şeffaf olmayan ihaleler, usulsüzlük iddiaları, açık bir şekilde konuşuldu. Başkan Celal Sönmez’in, camiada dedikodusu yapılan her iddiaya ilişkin dosyalarla çıktı kürsüye… Her alımın, her ihalenin nasıl yapıldığını, tercihleri, gerekçelerini sıraladı.
İkna olan oldu…

* * *

OSB Başkan Adayı Ali Uğur, arıtma tesisinin kimyasal ve bakterilerinin yıllardır aynı firmadan fahiş fiyatla alınması, BOSEN’in alımlarında ikinci ve üçüncü firmalara çağrı yapılmaması, doğalgaz bedelleri gibi kafalarda şüphe yaratan bazı konuları gündeme taşıyınca meclis üyelerinden yoğun alkış aldı.
Alkış oranı, aynı zamanda mevcut yönetime duyulan tepkinin de işaretiydi.
Uğur, tek adam ve zümre yönetimlerinin kısa vadede başarılı olabileceğini ancak uzun vadede çökmeye mahkum olduğunu söyleyip, Parseker’in meclis başkanı sıfatıyla bir de OSB yönetimine aday olmasını “meclise saygısızlık” olarak değerlendirdi.

* * *

BTSO Meclisi’nde dün akşamın yıldızı kanımca, OSB Başkan Vekili Mahmut Yılmaz oldu.
Sönmez ile birlikte tekrar aday olmayacağını açıklayan Mahmut Yılmaz’ın konulara hakimiyeti, usulsüzlük iddiaları karşısındaki “Çıkar sağladığıma ya da odayı zarara uğrattığıma dair bir tek belge çıkarın, asarım burada kendimi. Hatta bana kalmaz babam asar beni” demesi etkileyiciydi.
En az iki kez de, teşekkür edileceği yerde birtakım ithamlara maruz kalması karşısında “hakkımı helal etmiyorum” demesi, ne kadar kırgın olduğunu gösteriyordu.

* * *

Parseker’in adaylığına gelince…
Ahmet Özenalp kanun maddelerine dayanarak, Ali Uğur da afaki olarak İlhan Parseker’in OSB başkan adayı olamayacağını söylediler. Parseker, “Hayır olabilirim, yanlış biliyorsunuz. Yasal olarak hiçbir sakınca yok” dedi.
Peki Parseker’in, “etik” tartışmasına bakışı nasıldı?
Buna da belediye başkanları ve meclislerini örnek gösterdi. Meclis başkanlığının temsil makamı olduğunu hatırlatarak, OSB başkanı olmasında bir sakınca bulunmadığına vurgu yaptı.
Ve ekledi:
“Bir sakınca olursa da arkadaşlarımı sıkıntıya sokmam gereğini yaparım.”

* * *

Dün geceden iki sonuç…
1- Mahmut Yılmaz, İlhan Parseker ve Celal Sönmez’in, konulara hakimiyetleri ve belagatleri karşı tarafın güçsüzlüğünü ortaya koydu.
2- BTSO camiasında mevcut yönetime tepkinin sloganlaşmış hali şu: “Her yer de İlhan, yok mu başkan insan!”