Tarihi ve kültürel mirasın korunması ve yaşatılmasına harcanan paraya acımamak gerek. Hem gelecek kuşakların tarih bilincini canlı tutmak, hem de turizm için..
Osmangazi Belediyesi, dünkü gazetelerde ayrıntılarıyla yer alan Panorama Bursa 1326 Tarih Müzesi için yaklaşık 30 milyon lira harcayacak. Hiç önemli değil! Zira Panorama İstanbul 1453 ile İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethi; Çanakkale’de de Panorama 1915 ile ulusal bağımsızlık mücadelesi canlandırılıyor. Türkiye’nin tarihsel sürecini aynı yolla betimleyecek, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunu anlatan Panorama Bursa 1326’ya da bu gözle bakmalıyız.
Mimari projede Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nin imzası var. Fakat konuya projenin mali portresiyle girmemizin nedeni, bu paranın üçte birinin müze alanının kamulaştırmasına harcanması.. Çünkü Türkiye’nin pek çok ilinden daha kalabalık nüfusa sahip Osmangazi ilçesinde geçmişten gelen çarpık yapılaşma ve yoğunluk, ne yazık ki belediyeye proje üretme alanı bırakmıyor.
DÜNDAR PARAYI TOPRAĞA GÖMÜYOR!
Bu hafta hem bu projenin tanıtımını, hem de Osmangazi Belediyesi’nin Doğanevler Mahallesi’nde sadece asfaltlanmış ve bir köşesine tuvalet yapılmış pazar alanının açılış törenini izleyince, anlatmak istediğimiz olay net bir şekilde ortaya çıktı.
Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, açılış törenindeki konuşmasında da bu konuya dikat çekti. Proje üretmek için alan yokluğunun belediyeye pahalıya malolduğunu, 100 liraya yapılacak işi 800 liraya yaptıklarını söyledi. Çok basit pazar alanının kamulaştırmasına da 1 milyon lira harcamışlar..
Toprağa dünyanın parasını gömmek bir belediye başkanı için iyi değil. Zira seçimle işbaşına gelen başkanlar, yaptıkları icraatların görünmesini ister. Pazar alanı örneğin.. Baktığınızda dümdüz, asfaltlanmış bir iki dönümlük alan. Kenarında küçük bir tuvalet binası!
Eğer kamulaştırma maliyeti olmasa, alanı düzleştirip asfaltlamak çerez parası!
Mustafa Dündar yönetimindeki Osmangazi Belediyesi 4.5 yıldır 163 bin 109 metrekare kamulaştırma yapmış, karşılığında 107 milyon 147 bin lira bedel ödemiş.
61 bin metrekaresi yol yapmak ve çıkmaz sokakları açmak, 26 bin metrekaresi otopark ve sosyal tesis, 76 bin metrekaresi de yeşil alan, çocuk oyun parkı yapmak için kamulaştırılmış.
Bu çalışmalar kapsamında Osmangazi’de 67 çıkmaz sokak çıkar hale getirilmiş..
ÜNİVERSİTE KENTE GİRDİ
Bu arada şu tespiti de kamuoyu ile paylaşmakta yarar var. Bursa’da şimdiye değin halka sadece tıp fakültesi aracılığıyla sağlık alanında birebir yaklaşan Uludağ Üniversitesi, Panorama 1326 tarih müzesiyle, kent merkezinde ilk kez topyekün bir projeye imza atmış olacak. Bunun nedeni Mimarlık Fakültesi’nin yeni kurulmuş olması..
“Yeşil bina” kapsamındaki yapı, ihtiyacı olan enerjiyi kendi üretecek, atığını yeniden kullanacak, yağmur suyunu ziyan etmeyecek.
Osmangazi Belediyesi’nin de sloganlaştırdığı gibi “Panorama Bursa 1326 Tarih Müzesi” Bursa’ya yakışacak!
Balkan Savaşları’nın 100. yıldönümü.. Fakat “savaş” kelimesinin telaffuzu bile, Türkiye’nin Balkan ülkeleriyle ekonomik, kültürel ve sosyal ilişkilerinin geliştirilmesi için yürütülen çalışmalara sekte vuracak önemde.. Bu nedenle bahsettiğimiz coğrafyanın en can yakıcı olayının 100. yıldönümü etkinlikleri düzenlenirken “Büyük Balkan Göçü” deniyor.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Türk varlığının yoğun olarak bulunduğu ülkelerde yeterli etkinliği gösteremeyen Türkiye, oynaması gereken rolü yeni yeni sahiplenmeye başladı. Balkan ülkeleriyle ticaretin artmasının yanı sıra Türkiye, “Evladı Fatihan” olarak adlandırılan Müslüman toplulukları dini açıdan besliyor, yıkık dökük Osmanlı eserlerini yeniden ayağa kaldırarak Türk varlığını yaşatmaya çalışıyor.
Hakkını teslim etmek gerekir ki, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin, Osmangazi Belediye Başkanlığı döneminde Balkanlar’a uzatmaya başladığı el, karşı tarafta büyük bir coşkuyla karşılanıyor. Hem Altepe’nin, hem de şimdiki Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın sürdürdüğü Balkan ülkelerine yönelik faaliyetlerin, orada yaşayan Müslümanlara büyük moral verdiği kesin..
Balkan ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesi karşılıklı ticaretle olduğu kadar, eğitimle de mümkün.. Ancak ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu alanı kontrolsüz ya da kontrolü başka ülkelerde olan güçlere kaptırmış durumda..
* * *
Geçenlerde Uludağ Üniversitesi ile ilgili kaleme aldığımız yazı üzerine, Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek ile sohbet olanağı bulduk bir davet sırasında..
Bursa’da açılan Teknik Üniversite ve vakıf üniversitesinden başladık, Uludağ Üniversitesi’nin stratejik planından söz ettik.
Rektör Dilek, stratejik plan dahilinde Büyük Balkan Göçü olgusuna işaret ederek, Uludağ Üniversitesi’nin Balkan ülkelerinden öğrenci alacağını söyledi. Alınacak öğrencilerin sınavlarını bizzat Uludağ Üniversitesi yapacakmış.
50 bin öğrencisi bulunan Uludağ Üniversitesi’nin Balkan ülkelerinden almayı planladığı öğrenci sayısı 500.. Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek, Balkan ülkeleriyle ikili anlaşmalar yaparak, özel burs olanakları yaratarak Uludağ Üniversitesi’nin cazibesini artıracaklarını söylüyor.
Şimdiye kadar başka ülkelerden öğrencileri oldu Uludağ Üniversitesi’nin ancak bu boyutta bir atak hiç olmamıştı. Başarılırsa ki, başarılmayacak bir olay değil, hem Uludağ Üniversitesi, hem Bursa, hem Türkiye, hem de öğrencilerin geleceği ülkelere büyük yarar sağlayacak.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “TOKİ şu anda Türkiye’nin her yerinde çok şey yapmaya başladı. TOKİ’nin alanını biraz daraltmamız lazım, çok açıldı. Sıkıntılar oluşabilir diye düşünüyorum” demesi..
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, bölgelerindeki hazine arazileri için TOKİ projesi isteklerinden ötürü milletvekillerini “Bana TOKİ’den bahsetmeyin!” diye yanıtlaması..
Doğanbey Kentsel Dönüşüm Projesi’nin olumsuzluklarından ötürü hayli dertli olan Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın önceki gün Hürriyet Bursa’nın manşetinde yer alan “Kentsel dönüşümün TOKİ eliyle değil, müteahhitler tarafından yapılmasını istiyoruz” şeklindeki çağrısı..
Hepsini üst üste koyun.
Ne çıkıyor?
Bu TOKİ de fazla oldu ama!
* * *
Yıllardır milletvekilleri, belediye başkanları seçim bölgelerine yatırım yaptırmak için neredeyse TOKİ’nin kapısında yattılar. O kadar apar topar yürütüldü ki işler.
Bursa’da en çarpıcı olanı Doğanbey! Yerleşim başladığında otopark sorunu yüzünden insanlar birbirini çiğneyecek orada!
Binlerce konut var, okul yok! Yeni fark edilmiş okul olmadığı. Yerel yetkililer, yakın çevrede sınıfları adeta balık istifi olan okulları adres gösteriyorlarmış bu konuda yakınanlara..
Daha eski bir projeye bakalım. Yıldırım’da yapılan Akçağlayan Konutları.. Dağın yamacına kuruldu. Neredeyse 6 ay güneş görmüyor. Kışın güneş dağın arkasında doğuyor, arkasında batıyor. Yıllarca satamadılar villa tipi evleri. Hala daha satılmıyor.
Öyle ki, Bursa Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki iki villa ihaleyle satılacak. İhale süresi 31 Aralık 2012 tarihine kadar.. İki villanın satışı her salı encümende!
Orhangazi’deki TOKİ konutları ona keza.. Daireleri satacağız diye az göbek çatlatılmadı.
En son Gürsu’da yapılan TOKİ konutları var ki, akıllara ziyan! Dışkaya Köyü mevkiinde, tam dağın tepesinde..
* * *
Hal böyleyken CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli diyor ki;
“Köylerimizin TOKİ’leşmiş halini hayal etmek bile istemiyorum.”
Hayal etmeyi bırakın, gerçekleşti bile. İşte Gürsu’da dağın tepesinde çok katlı binalarla dolu TOKİ Köyü..
Gitmesek de, görmesek de o köy bizim köyümüz!
—DÖRT DÖRTLÜK—
Nohut oda, bakla sofa
Cümle alem geçti safa
Müteahhitler çok kızgın
Artık dank etti kafa
Pek çok ilden daha kalabalık Bursa merkez Osmangazi İlçesi’nde belediye kaynıyor. Başkan Mustafa Dündar’ın yaklaşık bir ay önce görevden aldığı iki başkan yardımcısı Kemal Bayraktar ve Ayhan Sezer makamlarını terk etmiyor!
Bayraktar ve Sezer’in, görevden alındıklarının bildirilmesine karşın, makamlarını terk etme konusundaki dirençleri, göreni duyanı şaşırtıyor. İkisi de makama gelmeye devam ediyor ve hiçbir iş yapmadan oturup, canları sıkıldığı zaman da gidiyorlar.
İkisine de “Görevden alındığınız halde neden her gün makama geliyorsunuz? Odanızı neden boşaltmıyorsunuz?” diye soran yok.
Bu soruyu sorması gereken kim peki?
Elbette Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar!
Son olarak önceki gün Zabıta Müdürü Erkan Albayrak ile Ruhsat Müdürü Beytullah Seferler’in yerlerini değiştiren Osmangazi Belediye Başkanı Dündar’a, iki başkan yardımcılığı makamının işgal altında olup olmadığını sorduk.
Dündar’a göre işgal yok. Ancak yanıtı ilginç:
“Otursunlar ne olacak!? Bir sıkıntı olmaz!”
Belediye kadrolarını daha dinamik kılmak için yaptığı düzenlemeyi özetlerken “tebdili mekanda ferahlık vardır” deyişine sarılan Dündar, operasyonun bitmediğinin de sinyalini veriyor:
“Her an her şey olabilir!”
* * *
Dönelim iki başkan yardımcılığı makamının işgali konusuna.
Daha önce imar, kültür işleri ile basın ve halkla ilişkilerden sorumlu başkan yardımcısı Ayhan Sezer, Osmangazi’de Recep Altepe döneminin bürokratlarından. Siyasi gömleği Kemal Bayraktar’ınki kadar dikkat çekici değil.
Zaten görevden alma kararı karşısında “Hiçbir yere gitmiyoruz” diyerek sert direnç gösterenin de Kemal Bayraktar olduğu söyleniyor.
Bayraktar, belediye başkan yardımcılığı görevi sırasında veterinerlik, personel ve sağlık birimlerinden sorumluydu.
Şimdi bu görevler, Başkan Dündar tarafından mevcut 4 başkan yardımcısını paylaştırılmış durumda.
* * *
Dündar’ın kadro revizyonunu iki şekilde yorumlamak mümkün.
Birincisi;
Görevinin dördüncü yılına girmesine karşın kadrosunu hala oturtamamış olması, siyasi etkilere çok açık olduğunu gösteriyor.
İkincisi;
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na hazırlanıyor. O nedenle son iki yılda daha diri bir kadroyla yıldızını parlatmayı amaçlıyor.
Sorduk Dündar’a.
Büyükşehir için “hayır” demiyor. Dediği sadece şu:
“Bizim işimiz şu anda Osmangazi!”