Son iki yazımızda Okan Üniversitesi’nden bahsettik. Önce, üniversitenin basın ve halkla ilişkiler müdürü Tahsin Aksu aradı. Sonra da kısa bir yazılı açıklama gönderdi. Öncelikle “Genel Sekreterimize yöneltmeyi planladığınız sorunuzun kabul edilemez üslubu ve ihtiva ettiği gerçek dışı itham ile ilgili olarak özür yazısı yayınlamanızı rica ederiz” demiş.
Ne demiştik, hatırlayalım:
“Okan Üniversitesi Genel Sekreteri Ekrem Baltacı’yı aradım. Son 5 yılda Bursa’dan kaç kişi üniversitenizden yüksek lisans diploması aldı diye soracaktım. Ayrıca, ‘yüksek lisans diploması, en son kaça olur’un pazarlığını yapacaktım.”
Aksu’nun, özür dilememi rica ettiği ifade böyleydi…
2011’DEN BU YANA 741 DİPLOMA
Ayrıca, Okan Üniversitesi’nin özel değil, vakıf üniversitesi olduğunu hatırlatmış. Bunu da düzeltmiş olalım.
Aksu’nun şöyle devam etmiş açıklamaya;
“Üniversitemiz, YÖK mevzuatı gereği bulunduğu şehir olan İstanbul dışında tek başına yüksek lisans programları yürütememektedir. Bu nedenle Bursa’da Uludağ Üniversitesi ile işbirliği halinde yüksek lisans programları açılmaktadır. Konuyla ilgili daha kapsamlı bir araştırma yaptığınızda her üniversitenin önlisans, lisans ve yüksek lisans sertifika programları ile ilgili çeşitli tanıtım faaliyetlerinde bulunduğunu, farklı kurum ve kuruluşlarla burs imkanlarını da içeren protokoller düzenleyebildiğini göreceksiniz. Yazınızda merak ettiğiniz üzere Bursa’da 2011’den bu yana yürütülen yüksek lisans programlarından 741 öğrencimiz mezun olarak diploma almaya hak kazanmıştır. Bursa’daki yüksek lisans ve farklı alanlara yönelik sertifika programlarımızla ilgili katılım koşulları, ücret ve diğer ayrıntılı bilgileri ise Bursa Temsilciliğimizden öğrenebilirsiniz.”
GENEL SEKRETER BALTACI’NIN SÖZLERİ
Sonra Okan Üniversitesi Genel Sekreteri Ekrem Baltacı aradı. “En son kaça olur” ifadesini hoş karşılamadıklarını söyledi. Bursa’da 3-4 senedir yüksek lisans programı düzenlediklerini, bunda abes bir durum olmadığını söyleyen Baltacı, kurumlarla protokoller yapıldığını, belli oranlarda indirimler yaptıklarını doğruladı. 30 bin liraya doktora, 16 bin liraya kentsel dönüşüm yüksek lisans sertifikaları olduğunu ifade etti. Ancak, bu programlardan yararlanmak isteyenlere yapılacak indirim oranının, ALES ve mezuniyet diploma notlarına göre belirlendiğini kaydetti.
Baltacı, “Siz bana gelseniz ve yüksek lisans yapmak istiyorum, 3 bin liram var olur mu derseniz. Böyle bir şey yok. Rakam neyse o. Bu rakamlar üniversitenin mali kayıtlarına giriyor. Üniversite her yıl denetleniyor” diyor.
Üniversite olarak yüksek lisans ücretlerinde yaptıkları indirimin yanı sıra, ücretin yüzde 20’lik kısmını da protokol yapılan kurumun karşıladığını, dolayısıyla indirim miktarının yüzde 40’a geldiğini ifade ediyor.
Okan Üniversitesi’nin Bursa’da bazı belediyelerle yaptığı protokollere göre, yüksek lisans ücretlerindeki indirim oranının yüzde 50 belirlendiği, bizzat belediye yöneticileri tarafından açıklanıyor.
YILDIRIM KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ
Yıldırım’ın kentsel dönüşüm planlama işine gelince… Başkan Özgen Keskin’in danışmanlığını yapan Prof. Dr. Enver Ülger, 4.1 milyon liralık ihale işi kamuoyuna yansıyınca, danışmanlık görevinden ayrılmış.
Okan Üniversitesi Genel Sekreteri Ekrem Baltacı, projenin yüzde 70-80 oranında gerçekleştiğini söyledi. Kendisine, üniversitelerinde, kentsel dönüşüm projesi hazırlamak için gereken en önemli uzmanlık dalı olan jeoloji ve jeofizik bölümleri olmadığını hatırlattık.
Olması gerekmediğini, bu hizmeti özel sektörden satın aldıklarını söyledi. 7 mahalleyi kapsayan kentsel dönüşüm projesi için çok noktada sondaj yapılması gerektiğini, dolayısıyla bu hizmeti ne kadara satın aldıklarını sordum. Önünde rakamlar olmadığını, dolayısıyla o an yanıtlayamayacağını ifade etti.
ODTÜ’NÜN RAKAMLARI BİLE BU KADAR DEĞİL
Ardından da “Bizim her şeyimizi açık, gelip inceleyebilirsiniz. En son kaça olur ifadeniz, çok rencide edici. Keyfe keder iş yapma şansımız yok. Biz çok açığız. Matbu diploma da dağıtmıyoruz” diye ekledi.
Tabii bu arada, 750 öğretim üyesi, 400 öğretim görevlisi, bin 400 araştırma görevlisi, 26 bin 500′den fazla öğrencisi bulunan ve halen 100 yüksek lisans ve 66 doktora programının yürütüldüğü 5 enstitüye sahip ODTÜ’nün verdiği lisanüstü diploma sayısının bu kadar olmadığını da hatırlatalım…
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Kimlere kaldı yurt sevgisi tayini
Kurtarmaz kimseyi yapsa da Vudu Ayini
Karşı çıkana, önüne gelene çakıyorlar
Denmeyen kim kaldı vatan haini
“Gözden düşeceğine, TOKİ bloğundan düş” başlıklı dünkü yazımız üzerine arayan bir belediye bürokratı, “Uzun süredir merak ediyordum, bakkaldan ekmek alır gibi Özel Okan Üniversitesi’nden yüksek lisans diploması alan Bursalı siyasetçilere kim dokunacak diye, ucundan azıcık dokunmanızı görmek bile sevindirdi beni” deyince, anladım ki bu işin boyutu büyük…
Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin’in Okan Üniversitesi olan ilişkileri…
Keskin’in yerine Yıldırım Belediye Başkanlığı’na aday gösterilen İsmail Hakkı Edebali’nin de Özel Okan Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmış olması…
Yine dün çok yakın arkadaşlarımdan birinin, “Bir ara bana da geldiler, yüksek lisans diploması satıyorlar” demesi…
EN SON KAÇA OLUR?
Üstüne, dün belediye bürokratından aldığım telefon…
Belediye bürokratından, bildiği isimler varsa söylemesini istedim ama herhangi bir isim veremedi. “O kadar çok ki, hangi birisini söyleyeyim?” demekle yetindi.
Dün Okan Üniversitesi Genel Sekreteri Ekrem Baltacı’yı aradım.
“Son 5 yılda Bursa’dan kaç kişi üniversitenizden yüksek lisans diploması aldı” diye soracaktım. Ayrıca, “Yüksek lisans diploması, en son kaça olur”un pazarlığını yapacaktım.
Yönetim kurulu toplantısındaymış. Asistanı, toplantı sonrasında notumuzu ileteceğini söyledi.
Bekliyoruz bakalım, ararlar ve yanıt verirlerse, sizlerle de paylaşırız sevgili okurum…
RAKİPLERE ÜSTÜNLÜK!
Yüksek lisans, sahibine hiç olmadık kapılar açar… Rakiplerine karşı üstünlük sağlar.
Mutlaka İsmail Hakkı Edebali’nin mesleği olan inşaat mühendisliğinde başarıları vardır. Dün özgeçmişini aktarırken belirttik. Mesleğinde ‘yapı yönetimi’ konusunda ‘yetkin mühendislik’ unvanına sahip olduğunu ve ayrıca bilgi birikimi ve tecrübesi nedeniyle ‘proje denetçisi’ belgesi taşıdığını aktardık. Bunların yanında Edebali’nin de Okan Üniversitesi’nden aldığı “Avrupa Birliği Sürecinde Yerel Yönetimlerde Kentsel Dönüşüm” konusundaki yüksek lisans diplomasının, kendisine avantaj yarattığı kesin!
KİMMİŞ TRAKTÖR BAYİSİ?
Özgen Keskin gibi, İsmail Hakkı Edebali gibi, kim bilir AKP kadrolarında kaç kişi var Okan Üniversitesi’nden diploma alan? Onca iş güç, seçim koşturmacasında AKP İl Başkanı Cemalettin Torun bir talimat verir de, bu şekilde diplomaya sahip olanların bir listesini çıkarttırırsa Bursa kamuoyu aydınlanmış olur.
Ayıplamıyoruz elbette Okan Üniversitesi’nde yüksek lisans yapanları… En azından, özgeçmişlerine “New Holland Traktör Bayisi” yazmıyorlar…
“Kimmiş o?” diye sormadan açıklayalım… Önceki dönem AKP Bursa milletvekillerinden Ali Koyuncu… TBMM internet sitesindeki özgeçmişinde “New Holland Traktör Bayisi” yazıyordu.
///
Uğur Mumcu ve basın şehitlerini andık
Bundan 21 yıl önce 24 Ocak günü aracına konan bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren Gazeteci Yazar Uğur Mumcu ve diğer basın şehitlerini, Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin organizasyonuyla andık.
Nilüfer Basın Kültür Sarayı’ndaki Uğur Mumcu Salonu’nda gerçekleştirilen anma toplantısının konukları Uğur Mumcu’nun ağabeyi Avukat Ceyhan Mumcu ile Mumcu’nun arkadaşı Gazeteci Ali Sirmen’di.
Faili belli (!) gazeteci cinayetlerini anlatan film gösterimiyle başlayan etkinliğin açılış konuşmasını yapan Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, Uğur Mumcu’nun, haksızlığın, hukuksuzluğun, yolsuzluğun, yalanın ve dolanın üzerine gittiği için öldürüldüğünü ifade etti.
“O’NU ÇOK ÖZLÜYORUZ”
Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ali Sirmen’in sözleri dokunaklıydı:
“Uğur Mumcu güzelim yüreği, bilgisi, aklı, hüneri ve gerçekten müthiş olan hukukçu sezgisiyle yalnız biz meslektaşlarına değil, tüm yurttaşlarına gerçeği görmeleri, anlamaları anlamında çok büyük katkıda bulundu. Hepimiz Uğur Mumcu’yu çok özlüyoruz, çok arıyoruz.”
Ağabey Ceyhan Mumcu ise kardeşinin katledilmesi üzerinden bugünkü duruma dikkat çekti:
“Uğur Mumcu’yu andığımız bugün, Türkiye’nin en öncelikli, en acil meselesi, Silivri’dekilerin derhal, ama derhal salıverilmesidir. Bu çağrım, iktidarı ve muhalefetiyle tüm milletvekillerimizedir. Başbakan’ın gördüğünü siz de görüyor olmalısınız, o halde ne bekliyorsunuz?”
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
RTE Üniversitesi keşfetmiş üç sazan
Koymuşlar adını Emineai, Recepi
İflah olmaz bir daha siyaseten azan
Acımazlar, çekiverirler sandıkta ipi
Bir belediye başkanı için en kötü şey, partisi tarafından ikinci kez aday gösterilmemesidir sanırım… Gerçi Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin iki dönem üst üste başkanlık yaptı ama üçüncü kez gösterilmemesine bozulmuştur muhakkak…
Keskin’in gözden düşmesinin nedeni nedir diye araştırırsak, 25 Haziran 2013 tarihinde yazdığımız yazıda bahsi geçen konu bile tek başına yeterli…
Arabayatağı, Mevlana, Ulus, Yavuzselim, Çınarönü, Hacivat ve Şirinevler mahallelerinde kentsel dönüşüm projesi Başkan Özgen Keskin’in en prestijli işlerinden biriydi.
Ne var ki, planlama işini yaptırdığı Özel Okan Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Enver Ülger aynı zamanda Yıldırım Belediyesi’ne ücretli danışmanlık hizmeti veriyordu.
Jeoloji, jeofizik ve şehir planlama bölümleri olmayan Özel Okan Üniversitesi’ne planlama işi 4.1 milyon lira bedelle verilmişti.
KENDİN PİŞİR KENDİN YE!
İhale yapılmıştı canım, fesat karıştırmayın hemen!
Dikkatinizi çekelim, ihale şartnamesini de Okan Üniversitesi hazırlamıştı!
Nasıl ama?
“Kedin pişir, kendin ye” değil de ne ki bu?
Özgen Keskin, Yıldırım ilçesinin bonfilesini, antrikotunu, kontrfilesini sunmuş Okan Üniversitesi’ne, onlar da pişirip yiyeceklerdi!
Zahmete gerek yoktu. Başkan Keskin, pişirip sunmuştu! Yediler bile!
Bu arada Özgen Keskin’in Okan Üniversitesi’nde yüksek lisans yapıyor olması tamamen tesadüftü!
O günlerde, sadece İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı sıfatıyla açıklama yapan şimdinin CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necati Şahin, şöyle bir uyarıda bulunmuştu:
HAZİRAN’DA NE DEMİŞİZ?
“Eve karşı ev sözünün tutulmayacağı apaçık ortadadır. Billboardlarda sergilenen Yıldırım Bölgesi Kentsel Dönüşüm Proje görsellerinin, daha önce Doğanbey örneğinde olduğu gibi uygulamada aynı şekilde yapılmayacağını düşünüyoruz. Kentsel dönüşüm sonrasında, olan yine vatandaşa olacak.”
Bu uyarının üzerine, söz konusu yazımızı şu cümleyle bağlamışız:
“Yıldırım’da Arabayatağı, Mevlana, Ulus, Yavuzselim, Çınarönü, Hacivat ve Şirinevler mahallelerinde halkın şapa oturacağı besbelli… Elbette bundan önce Özgen Keskin’in üzerinde oturduğu koltuğun, yakın tarihteki altından çekilme ihtimalini de yabana atmayalım…”
…ve gün geldi çattı, partisi Özgen Keskin’i Yıldırım Belediye Başkanlığı’na yeniden aday göstermedi. Bu durum, Keskin’in başarısızlığının kanıtı…
Yerine seçilen isim, önceki dönemde AKP il başkan yardımcısı olan İsmail Hakkı Edebali…
Peki, İsmail Hakkı Edebali kim?
EDEBALİ DE OKAN’DAN YÜKSEK LİSANSLI!
1 Ocak 1970 Ağrı-Hamur doğumlu… 1986’da Ağrı İmam Hatip Lisesi’ni, 1990’da Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü’nü bitirmiş.
Ne tesadüf ki, İsmail Hakkı Edebali de Okan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans yapmış! Edebali, yüksek lisans tezini “Avrupa Birliği Sürecinde Yerel Yönetimlerde Kentsel Dönüşüm” başlığıyla vermiş…
Mesleğinde ‘yapı yönetimi’ konusunda ‘yetkin mühendislik’ unvanına sahip olan Edebali ayrıca, bilgi birikimi ve tecrübesi nedeniyle ‘proje denetçisi’ belgesi taşıyormuş.
1988 yılından beri Bursa’da yaşıyormuş… Siyasi hayatı da 1992 yılında kapatılan Refah Partisi’nde başlamış, 2001’de AKP Nilüfer İlçe Örgütü kurucuları arasında yer almış…
BU DURUMDA YILDIRIM’DA NE OLUR?
Bu soruya en mantıklı yanıtı vermek için swot analizi yapmak lazım. Hem adayların kişisel, hem de partilerin genel politikalarına ilişkin… Her ne kadar yerel seçimlerin sonuçlarını adayların nitelikleri belirlese de, genel siyasi rüzgarın büyük etki yaptığını biliyoruz.
İktidar partisinin, yeni bir adayla seçime gitmesinin dezavantajı, öncelikli olarak not edilmesi gereken unsur… Buna bir de iktidar yıpranmışlığını ekleyelim. Hem yerelde, hem geneldeki yıpranmışlığı, yeni bir adayla tamir etmek kolay olmasa gerek.
Propagandada yerel olacaksa önceliğiniz, önceki hizmetlerinizi anlatacaksınız. O zaman seçmenin, “Madem bu kadar başarılıydınız, neden yeni aday çıkardınız?” sorusuna nasıl yanıt vereceksiniz?
Bu çerçeveden bakıldığında Yıldırım’a ilişkin yorum “CHP adayı Ramazan Altunöz Edebali’yi zorlar” değil, “AKP adayı İsmail Hakkı Edebali Altunöz’ü zorlar” şeklinde yapılmalı…
Zira Ramazan Altunöz, DSP bayrağı altında kazandığı Yıldırım Belediye Başkanlığı koltuğunda başarılı sayılabilecek bir dönem geçirmiş, üstelik adı hiçbir şaibeye de karışmamıştır.
Nihayetinde kararı verecek olan Yıldırım seçmenidir. Yıldırım ilçesi hak ettiği başkanı belirleyecektir!
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Akreptir kendi kendini sokan
Soğandır çiğ yendiğinde kokan
Yenenlerin kokusu çıktıysa
Anlarız ki bozukmuş kan
Bursa, Doğanbey Projesi ile kentsel dönüşümde en ağır bedeli ödedi ve ödeyecek. Kentin böğrüne saplanmış hançere benzeyen blokların yarattığı çirkin görüntü bir yana, mülk sahiplerinin yaşadığı sorunlar bir kitapta toplansa, bundan sonra yapılacak projeler için yol haritası olur. Muhtemelen, İnşaat Mühendisleri Odası ile Şehir Plancılar Odası Bursa şube başkanlarının Yıldırım ilçesinde planlanan kentsel dönüşümle ilgili yaptığı ortak uyarı da buna benzer bir bakış açısının ürünü..
İMO Bursa Şube Başkanı Necati Şahin ile ŞPO Bursa Şubesi Başkanı Füsun Uyanık’ın, kent planlaması ve gelişimine ilişkin ciddi bir uyarısı daha vardı geçenlerde. Şahin’in, Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin’e yönelik “Halkla değil, sadece müteahhitlerle görüşüyor ve elini taşın altına koymuyor” şeklindeki eleştirisine dayanak oluşturan gizli eylem aslında Doğanbey tecrübesi..
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin, Osmangazi Belediye Başkanı iken Doğanbey Projesi’ne öncülük edip işin sahibi gibi görünmesinin kendisinde yarattığı sıkıntı tüm Bursa tarafından çok iyi biliniyor. Dolayısıyla Özgen Keskin’in elini taşın altına sokmaması normal..
“Eve karşı ev” sözü
İMO Başkanı Şahin, Yıldırım Kentsel Dönüşüm Projesi’nde “eve karşı ev verilecek” sözünü de hatırlatıyor. Diyor ki;
“Eve karşı ev sözünün tutulmayacağı apaçık ortadadır. Billboardlarda sergilenen Yıldırım Bölgesi Kentsel Dönüşüm Proje görsellerinin, daha önce Doğanbey örneğinde olduğu gibi uygulamada aynı şekilde yapılmayacağını düşünüyoruz. Kentsel dönüşüm sonrasında, olan yine vatandaşa olacak.”
Yıldırım İlçesi’nin 7 mahallesinde yapılan kentsel dönüşüm çalışmalarında, bölgede şu an hiç bina yokmuş gibi davranıldığını söylüyor Necati Şahin..
Yıldırım Kentsel Dönüşüm Planları’nı kimin, hangi kurumun, kaç paraya yaptığını hatırlamakta fayda var.
Jeoloji, jeofizik ve şehir planlama bölümleri olmayan Özel Okan Üniversitesi! İhale bedeli de 4.1 milyon lira! Üstelik ihalenin şartnamesini hazırlayan Okan Üniversitesi; Bu bilgileri bir yıl kadar önce veren de yine İMO Başkanı Necati Şahin’dir.
Şunu sormak gerek;
Yıldırım Belediyesi, 7 mahallenin dönüşüm planlarını yapacak, işten anlayan başka bir üniversite ya da ilgili tüm mühendisleri bünyesinde bulunduran bir şirket neden bulamadı?
Bulunamaz, aranmadı çünkü! Zira Okan Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Enver Ülger Yıldırım Belediyesi’ne danışmanlık yapıyor, Belediye Başkanı Özgen Keskin de Okan Üniversitesi’nden diploma almak için “çaba harcıyordu!”
Yıldırım’da Arabayatağı, Mevlana, Ulus, Yavuzselim, Çınarönü, Hacivat ve Şirinevler mahallelerinde halkın şapa oturacağı besbelli.. Elbette bundan önce Özgen Keskin’in üzerinde oturduğu koltuğun, yakın tarihteki altından çekilme ihtimalini de yabana atmayalım..