Nasıl da sevmiştik onu. Başarılı bücür, 5 yıldır hem futboluyla, hem de sempatisiyle bizden biri olmuştu. Daha geçen ay Türk vatandaşı olması teklif edildiğinde sıcak bakmış ve ailesinin fikrini almak istemişti. “N’oldu da aniden tası tarağı toplayıp gitti” diye sormaya gerek yok elbette… Arjantinli Pablo Martin Batalla’nın derdi, teknik direktör Christoph Daum’dan başkası değildi.
Bir futbolcu, rahatsızlığını anlatırken “Ye teknik direktör, ya ben!” dediyse, film kopmuş demektir. Menajeri, bugün gelip takımla birlikte çalışmaya çıkacağını açıklamış. Fakat testi çatladı bir kere… Bu saatten sonra su tutar mı bilmem!
Christoph Daum’u da alkışlamak lazım… Gazeteciler, Batalla ile aralarında ne yaşandığını sormuşlar. İkinci, üçüncü kişilerle değil, bunu Batalla ile konuşacağını söylemiş… Evet, budur işte!
Bugün dönecekse Batalla, yönetim ve Daum bir araya gelip sorunu çözsünler… Çünkü taraftarın üzüntüsü, dahası beklentileri ortada… Yeşil beyaz renklere gönül vermiş herkes bu takımdan başarı bekliyor.
Dediğimiz gibi testi çatlamış artık!
Şahsen, bu tartışmada Pablo’nun cephesinde olduğumu açıkça ifade etmek durumunda hissediyorum kendimi!
GAZA GELME SAKIN BATALLA!
Tek başınıza da varlığınızı, başarınızı kanıtlamanız olanaklı olmakla birlikte gazetecilik de takım işidir. Bir haber merkezinin muhabirleri vardır. Başlarında bir istihbarat şefi, haber müdürü bulunur.
20 yıl kadar önce… Zıpkın gibi muhabirim. Bir haber için gönderildiğim yerden birkaç haberle döndüğüm yıllar.
Bizim camia, kim olduğunu anlayacaktır hemen… Haber müdürümün uygulamaları dayanılır gibi değil… Gazetenin genel yayın yönetmeni de merhum Aykan Hoca (Uzoğuz)… Gittim Aykan Hoca’nın odasına, “Y a o, ya ben” demedim ama isteğim şuydu.
“Beni haber merkezinden alıp, spor servisine verir misiniz?”
Verdi!
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldum, ayrı mesele… Sineye çektim, yapacak bir şey yok!
Spor servisi muhabirliğim 6 ay mı sürdü, bir yıl mı tam hatırlamıyorum. Sonunda davranışlarına dayanamadığım haber müdürü görevden alındı ve yerine beni haber müdürü yaptılar!
Pablo Martin Batalla, benim hikayemden gaza gelmez, teknik direktörlük, kulüp başkanlığı rüyaları filan görmez umarım!
///
Öyle bir sinerji
oluştu ki sormayın!
Balkan Rumeli Sanayici ve İşadamları Derneği (Balkansiad)’ın 7. Sinerji toplantısı ve 2013 onur ödülleri törenindeydik cumartesi gecesi…
Gittiğimde açılış konuşmaları bitmiş, sıra ödüllere gelmişti. Organizasyonun “sinerji” bölümünü bekledim. Hatta salondan en son çıkanlardan biriydim, sinerji ne aşamada kuruldu anlayamadım. Galiba ağır protokol mensupları gittikten sonra Balkansiad üyesi işadamlarıyla, eşlerinin harem selamlık şeklinde ayrı gruplar halinde oynamaları sırasında sağlanmış olmalı!
Önceden alkol aldığını bildiğimiz pek çok işadamının o gece alkol almamasını da, bugün siyasal iktidarı elinde bulunduran anlayışla kurdukları sinerjiye bağlamak mümkün sanırım!
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Pazarda 10 lira kilosu hamsinin
Batıyor her hareketi ham kişinin
Medeniyet dediğin tek dişli canavar
Ağrısı geçmiyor bu milletin dişinin