AtatürkTürkiye Cumhuriyeti, kurucusu Büyük Önder Atatürk’ü kaybedeli 75 yıl oldu. Atatürk, dün tüm yurtta ve dış temsilciliklerde zorlama törenlerle anıldı. Fakat şunu, hiç şüpheye yer kalmaksızın söyleyebiliriz ki, bugünkü siyasal iktidarın Atatürk’ten intikam alma duygusuyla yaptığı her uygulama, Türkiye’de Kemalizm’e, salon Kemalistlerinin iktidarlarından daha çok değer kattı.
O nedenle, geçtiğimiz 29 Ekim’de gerçekleştirilen Cumhuriyet yürüyüşleri, önceki yıllara göre daha kalabalıktı. 10 Kasım 2013’te, Ata’nın ölümünün 75. yıldönümünde Anıtkabir’e koşanların, kentlerdeki Atatürk anıtlarının önünde saygı duruşuna geçenlerin sayısı daha çoktu.
AKP iktidarı, ders kitaplarından Atatürk’ü çıkardıkça, anne babalar o kitapların giriş sayfasına Atatürk fotoğrafı yapıştırmaya başladı.
Mollalar ve onlara hizmet edenler posterlerini çöpe attıkça, herhangi bir yerden adını sildikçe daha da yüceldi Atatürk…

 

TSK’YI SOSYAL DEMOKRAT
İKTİDAR DÜZELTMELİYDİ

 

Çok partili rejimle birlikte, bugüne kadar yaşanan askeri darbeler, sivil iktidarların çiğnediği Atatürk ilkelerini yerli yerine oturtmak amaçlıydı sözde… Şöyle ki, Türkiye’de Atatürkçülüğü en iyi Türk Silahlı Kuvvetleri korurdu. Atatürkçülüğün ilkelerini de TSK belirler, her kurum ve kuruluş da buna uyardı.
Katı askeri disiplinle korunmaya çalışılan Atatürkçülük, içi doldurulmamış bir kavram olarak sunuldu hep yeni nesillerin önüne… Atatürk anlaşılamadığı gibi, anlatılamadı. Dahası sevdirilemedi. Süreç Atatürk düşmanlarının ekmeğine yağ sürdü ve bugünkü tabloyu yarattı.
Yolsuzlukların, usulsüzlüklerin, kavgaların doruğa çıktığı zamanlarda en güvenilir kurumdu TSK… Bu güdüyle siyaseti de yönlendiriyordu, ekonomiyi de…
TSK’yı, olması gereken çizgiye çekmesi gereken ise sivilleşmeyi sağlayacak olan, Başkomutan’a olan intikam duygusuyla yanıp tutuşan din eksenli bugünkü iktidar olmamalıydı. TSK’ya, görevinin sadece ülke savunması olduğunu hatırlatacak olan, Atatürk ilkelerini içselleştirmiş, sosyal demokrat bir iktidar olmalıydı.

 

ATATÜRK’E DİKTATÖR DİYENLER
DİKTATÖRLÜK ÖZLEMİ İÇİNDE

 

Evet, Atatürk de bir askerdi. Otoriterdi. Ama diktatör değildi. Eğer bugün Atatürk’ü itibarsızlaştırmak için yapılan diktatör yakıştırması gerçek olsaydı, henüz demokratik kültür oluşmadan ülkeyi çok partili rejime yöneltir miydi?
Bugün Atatürk’e diktatör diyenlerin, kendi gibi düşünmeyenlere yaşam hakkı tanımadıklarını görüyoruz. Ellerinden gelse bir çırpıda kesip atacaklar farklı düşünenleri… Yaşamın her alanına müdahale ediyor, muhbirlerinin verdiği bilgilerle evleri basıyorlar.
Yok, yok!
Cumhuriyet’in 90. yıl kutlamaları ve 75. ölüm yıldönümünde Atatürk’e duyulan özlemin boyutları, Türkiye’nin geleceğine ilişkin umutlarımızı tazeledi.
Atatürk de, eseri de sonsuza dek yaşayacak, kimsenin kaygısı olmasın…

 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

 

Herkesin derdi nafakası
Saldırıya uğrasa da Ata’sı
Dayanamaz oldum artık
Atmak üzere kafamın tası

Etiketler: