Sanal nasılsa deyip etme küfür, Ettiysen de gel pisliğini süpür

Sanal alemde, “Papazın Çayırı”ndaymışcasına fütursuzca küfür eden, hakaret edenler o kadar çok ki… Önceki başbakan, şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında o kadar çok hakaret ve küfür içeren paylaşım oldu ki şimdiye kadar… Gerçi son zamanlarda azaldı. Facebook platformunda arkadaşım olan ve yüz yüze de görüştüğüm pek çok kişiyi uyarmışımdır.

Eleştiri ile hakaret arasındaki ayrımı bilmeyen bu insanların, uyardığımda savunması şuydu: Herkes paylaşıyor!

İyi de yaptığının suç olduğunu bilmeyenlerin suçuna bilmeden sen de ortak oluyorsun. Kaldı ki suç kişiseldir. Küfür içeren paylaşım fark edilip dava açıldığında savunma yaptığın hakim, “Herkes paylaşıyor” demeni dikkate alır mı sanıyorsun? Keser cezayı, görürsün Hanya’yı Konya’yı!

“FÜHRER KE-MAL” TWİTİNE SUÇ DUYURUSU

Hakaret ve küfre maruz kalan herkesin, adalet önünde hak araması da doğal… Ama hakaret edilen kişi vefat etmiş, üstelik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ise kim arayacak hakkını?

Elbette, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk PartisiCHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi, ayrıca açıklamanın cumhuriyet savcılarınca suç duyurusu kabul edilmesini istedi.

Peki kim hakkında?

Twitter üzerinden yazılan “Führer Ke-MAL” mesajı nedeniyle,  ancak “Ben Twitter kullanmıyorum. Ben yazmadım” diyen Kadir Akarkaya hakkında!..

Kadir Akarkaya kim?

Basın Yayın ve Enformasyon Bursa İl Müdürü…

ALLAH YOLUNU AÇIK ETSİN!

Kadir Akarkaya, Vakıflar Eski İl Müdürü idi… Basın Yayın Enformasyon Bursa İl Müdürlüğü kurulunca bu göreve atandı. Akarkaya, Akparti politikalarını çekinmeden savunan, günümüzün “siyasi bürokrat” tanımına en uygun kişilerden biri…

Muhabbetimiz iyidir. Zaman zaman bizimle de parti politikaları konusunda tartışmaya girdiği olur. Galiba, milletvekili olmak gibi bir hevesi de var. Allah yolunu açık etsin!

Dönelim suç duyurusuna…

Milletvekili Erdemir, BYEGM Bursa İl Müdürü Akarkaya’nın bir gazetede yer alan “Ben Twitter kullanmıyorum. Böyle bir şey yazmadım” beyanı sonrasında sorumluların ortaya çıkarılmasını istemiş. “Bir kamu görevlisine yakışmayan bu hakareti Akarkaya’nın sahiplenmemesinden memnuniyet duydum” demiş Erdemir ve “Akarkaya’nın sözüne itibar ettiğimiz için bu işin takipçisi olacak ve Haziran 2011’den bugüne Akarkaya’nın hesabından kendisi adına twit atan sahtekarları er geç ortaya çıkaracağız” diye eklemiş.

Erdemir’in açıklamasına göre Akarkaya, söz konusu paylaşımı 17 Temmuz 2014 tarihinde yapmış.

BAŞBAKAN DA SEVİNİR, CUMHURBAŞKANI DA!

Meselenin yalnızca bir sahtekarlık meselesi olmadığını ifade etmiş Erdemir ve şöyle devam etmiş:

“BYEGM Bursa İl Müdürü adına Twitter hesabı açan sahtekarlar o derece başarılı bir operasyon yürütmüşlerdir ki bizzat BYEGM Bursa İl Müdürlüğü’nün resmi Twitter hesabı olan @bursailmudurl bile bu mesajları gerçek sanarak paylaşmaktadır. BYEGM İl Müdürlüğü içinde kurdukları gizli yapılanma ile il müdürünün tüm bilgi ve fotoğraflarına ulaşan ve müdürlük yetkililerini bile kandırabilecek bir sahteciliğe imza atan bu paralel çeteyle mücadele yalnızca biz muhalefet milletvekillerini değil şüphesiz Başbakan Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da mutlu edecektir. Savcılarımızın bu açıklamayı bir suç duyurusu olarak kabul edeceğini ve Kadir Akarkaya adına açılan Twitter hesabının son üç yıldır hangi bilgisayar ve mobil cihazlardan kullanıldığını tespit edeceklerine güvenim tamdır. Bu sahtekarların cezalandırılmasını BYEGM İl Müdürü Akarkaya’nın bizden daha çok istediğine eminiz.”

Son söz Kadir Akarkaya’nın. “Twitterı tek kullanmıyorum. (Personelin kullandığını kastediyor) Etkinliklerimizi duyuruyoruz. Zaten ben Twitterı sevmiyorum” diyor.

Galiba Twitter’da beni takip eden, benim de takip ettiğim kişi de Erdemir’in bahsettiği muhtemel paralelci Kadir Akarkaya!

N’apcanız siyaseti, alın size şarkı türkü?

twitterMüzikle ilgilenince, günün siyasal konularına bile şarkı, türkü sözleriyle karşılık vermek gibi bir alışkanlığım oluştu. Mesela Twitter yasağı… “Ciklemek” anlamına gelen twitterın simgesi kuş olunca, gel de “Çile çile bübülüm çile”yi hatırlama…

Şarkının orijinal sözlerini bilenler bilir, bilmeyenler internetten bulup baksın… Biz o şarkıyı twitter yasağı ve yaşananlara uyarlayacağız.

Bülbülüm geldi dile
Yasağı aştı bile
Sesi duyurdu ele
Çile bülbülüm çile

Koltuklarda hep tektin
F tipinden ne çektin
Kim derdi düşecektin
Çile bülbülüm çile

Müjde ey güzel kuşum
Bahar olacak kışım
Gülecek içim dışım
Çile bülbülüm çile

Repertuarımızda şimdi de bir Rumeli Türküsü var. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk müziği repertuarına kazandırılan türkünün orijinalini de internet bulabilirsiniz.

Kutular açıldı uzun oğlan, tapeler patladı
Bakın hele şanlı oğlan, paraları nasıl sıfırladı

Aldı yemini uzun oğlan, etti yemini
Zor buldu paraları verecek zat-ı emini

Ben sana vermem uzun oğlan ben sana vermem
Yedi yıl karşımda dursan yine sana oy vermem

Aldı yemini uzun oğlan, etti yemini
Zor buldu paraları verecek zat-ı emini

///

Zaten basmak yok, yayın işini de

kendilerini yayarak yapanlar kim?

 

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Twitter mwitter, hepsinin kökünü kazıyacağız” dediği Bursa mitingini halkın arasından izledim. Başbakanı takip edecek gazeteciler akreditasyona tabi tutuluyor ya ben hiç başvuru yapmadım.

Akreditasyon için Basın Yayın Enformasyon Bursa İl Müdürlüğü’ne başvuru yapan yazar arkadaşlar, müdürlüğün tuhaf bir tavrıyla karşılaşmış. “Kartlarınız hazır, nüfus kağıtlarınızla gelip alın” denmiş…

Güya, gazetecilere kolaylık sağlamak amacı taşıyan bu kurumun müdürü, her biri şehir girişinde olan medyalardaki gazetecileri ayağına çağırmakla varlığını mı kanıtlamaya çalışıyor acaba?

Eğer maksat gazeteciye kolaylık ise görev kartları bir gün öncesinde medyalarda sahiplerine teslim edilebilirdi.

Nitekim bir meslek büyüğümün, AKP militanı gibi konuşmaktan çekinmeyen ve iktidar partisinden milletvekili adayı olmanın rüyasını gören Basın Yayın Enformasyon İl Müdürü’ne elektronik posta yoluyla vermiş yanıtını nazikçe!

YAKADA KART OLSA NE YAZAR?

Akreditasyon kartlarıyla ilgili başka bir boyut daha var. Başbakanı her daim yakından takip eden gazeteciler, korumalar tarafından tanındıkları için sorunları yok. Ama gittiği illerde yerel gazeteciler boyunlarına akreditasyon kartı taksa da, koruma ordusundan dayak yemeden görev yapma şansı bulamıyor ne yazık ki…

O nedenle Başbakan takibinde asıl sıkıntıyı çeken kameraman, foto muhabiri ve muhabir arkadaşlarımız, kardeşlerimiz… Basın Yayın Enformasyon müdürlüğü işe yarayacaksa, bu tip organizasyonlarda muhabir ve kameraman arkadaşlarımızın işlerini kolaylaştıracak önlemler alsın… Zaten bir şey bastığınız yok… Yayına gelince… En azından oturduğunuz koltuğa kendinizi yaydığınızı söylersek yanılmayız!

///

 

Cami türbe gezisi sonra da miting

 

Yalakalıkta sınır tanımayıp Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı peygamber ilan etti ya bir milletvekili… Hatta Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin de “Başbakana dokunmak bile ibadettir” dedi ya… Erdoğan’ın Bursa mitingini arkalardan izledim. O kadar çok yaşlı amca, teyze vardı ki! Bazıları yürümekte bile zorlanıyordu. Birkaçıyla konuştum, çevre illerden ve ilçelerden cami, türbe gezisi için getirilmişler. Başbakan’ın mitingi de bu kapsamda programa alınmış olsa gerek. Haşa “peygamber ziyareti ve dokunulamasa da uzaktan görerek ibadet!”

Öpülesi Türk Vatandaşı (ÖTV)

Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) zammıyla sigara, alkollü içkiler, 1600 motor üzerindeki araçların fiyatları müthiş arttı. En yaygın tepkiyi sigaraya yansıyan zamlar görüyor elbette… ÖTV zammı, gündeme geldiğinden beri twitter’da on maddelik popüler konular sıralamasından düşmedi.

En çarpıcı twitlerden seçmeler yaparak halkın sesine tercüman olalım.

Rahşan Gülşen: Hibrid motor yaptı BMW… 3.0 litre benzinli ve elektrikli motor birlikte çalışıyor. Ama bizim mühendislerimiz ÖTV’yi icat etti! Hibrit neymiş!

Erhan Çırak: Son gelen ÖTV zammı ile 20 yıl sonra çocuklarımıza “biz sizin yaşınızdayken alkol ve sigarayı karneyle alırdık” dememiz kuvvetle muhtemel…

Hakan Köksal: -Rüyamda içkiye, sigaraya, otomobile ÖTV üstüne KDV geçirip güncelliyordum. +Sizin cari açık kalmış!

Fırat Çetin: Merhaba seçim öncesi zam yok, atama var sanan 2 kişiden biri! Harç, elektrik, doğalgaz, benzin zamları ve ÖTV yanımda, çok selamları var!

Cüneyt Özdemir: Guniess’de ÖTV dalı var mıydı? Başvuralım!

Hamdi Alkan: Ne içiyosun? Kısa ÖTV… Hangi operatör ÖTVcell… ÖTV tek mi olsun? Duble mi? Yeni bir ÖTV aldım, otomatik! Bir tur atalım mı? Depoyu ÖTV’liyeyim!

Arda Erdik: Geleceğe Dönüş vb. filmlerin 2000’li yıllar tahminleri tutmadı. Arabaların uçması beklenirken vergileri uçtu…

Dolar 1,90 + ÖTV’ye % 130 zam + Elektriğe doğalgaza zam + Dünyanın en pahalı benzinine her hafta zam = Ekonomi iyi gidiyor (YETMEZ AMA TEĞET)

O_Eliza: Giren şemsiye açılmaz derler adamlar ÖTV ile yetinmiyor 2. ‘güncelleme’ dalgası geliyormuş. Bildiğin açacaklar şemsiyeleri(!)

Hilal Cebeci: Hahahah! Ben ÖTV’yi yeni açılan bir tv kanalı sandım!

Fatoş Koç: ÖTV’nin yeni kanal olduğunu düşünen insancıklar gittikçe artmakta durumumuz gerçekten çok vahim.

Pink Butterfly: Hilal Cebeci ÖTV’yi yeni açılan kanal sanmış ya! Yok o gitmesin ben defolup gideyim buralardan!

Oğulcan Piren: ÖTV sadece D-Smart’ta mı aga! Kablolu TV’de bulamadım!

Selami Gökdere: –Oğlunuzun içkisi, sigarası var mı? –Var efendim. –Tamam, verdik kızı gitti. Siz de para çoktur. (ÖTV’den sonra yurdum insanı)

İbrahim Akalan: ÖTV’nin açılımı-Öpülesi Türk Vatandaşı…

Miray Gökçe: Ö’ldürmeyen T’eayip V’ergilendirir. (ÖTV)!

Sergün Kuru: ÖTV sizi de zorladı mı? Sigara fiyatları çok mu geldi? Her çeşit sigara sarma dersi verilir. 5 dakikada yapılır, hemen teslim edilir:)

Onur Orhan: Tuttu fırlattı ÖTV’yi, ezdi mileti çiğnedi, zam anla geçer dedi zam anla zam anla…

Cenap Bıyıklı: Pırlantada ÖTV ve KDV % 0. Eee Muhteşem Süleyman’ın ülkesinde mücevherat ve pırlanta TEMEL GEREKSİNİM. Halkımız rahatça alsın diye vergi yok.

Markaların “panpiş”leri!

sosyal medya

Kısaca sosyal medya denilen, facebook, twitter, youtube gibi internet siteleri, bilgisayar kullanıcılarının hayatında önemli bir parça oldu. Umutsuz ev kadınlarına, eş ya da flört arayanlara umut, topluma verecek mesajı olanlara özgür bir kürsü, mal ya da hizmet üretenlere pazarlama aracı oldu.

Medya Takip Merkezi, sosyal medyanın, iş yaşamının da ayrılmaz bir parçası haline geldiğinden yola çıkarak bir araştırma yapmış. Şirket yöneticilerinin yüzde 40’ı günde birkaç kez, yüzde 36’sı da günde en az bir kez bu yeni mecrayı kullanıyormuş.

Sosyal medyanın markalar için de önemi büyük… Bilinirliği yüksek markalar da iletişim planlarına çoktan dahil etmişler sosyal medyayı…

* * *

Bilim insanları da kafa yoruyor bu konuya… Bazı üniversitelerde bu alana yönelik kürsüler var. İşte bu bilim insanlarından ikisi, iletişim uzmanı BTSO eski Genel Sekreteri Tolga Yücel sayesinde ilk kez gerçekleştirilen bir organizasyonda buluştu.

Twitter üzerinden konferans: Kısaca twitconf

Konu ise “Markaların küresel krize karşı sosyal medyada yaratabileceği fırsatlar…”

29 Eylül tarihinde gerçekleştirilen konferansın içeriği Bursa Hakimiyet Gazetesi’nde yayınlandı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Özmen, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türker Baş, twitter üzerinden gerçekleştirilen konferansta moderatör Yücel’in sorularını yanıtlamışlar.

Tolga Yücel’in, küresel krizin pazarların daralmasına yol açacağını belirterek, markaların, coğrafi bağımsızlık için sosyal medyayı nasıl kullanmaları gerektiğine yönelik sorusuna Prof. Türker Baş’ın verdiği yanıt çarpıcı:

“Sosyal medya müşteri beklentilerini anlamanızı kolaylaştırır. Bu konu kriz dönemlerinde daha önemli… Son röportajında Muhtar Kent’e kola ile mentos patlatan gençleri sordular. O da kontrol etmeye çalışmadıklarını anlamaya çalıştıklarını söyledi.”

* * *

Öyle ya… Mevcut müşteri ve hedef kitlenin davranışlarını, rakiplerin pozisyonunu bilebilmek, markalar için önemli… Bilgisayar başında sosyal medyanın sunduğu avantajlarla müşteri yönelimini saptayabiliyor, tehlikeleri sezebiliyorsunuz. Ancak Prof. Şule Özmen’in uyarısı var:

Öncelikle rekabet pozisyonunu saptamak, rakipleri anlamak için e-dünya önemli bir kaynak. Daralan pazar demek satışa dönüşecek müşteriye daha odaklanarak pazarlama yapmayı gerektirir. Yani kendi müşterinize dönüştüremeyeceğiniz kişi ya da kurum için boşa emek ve para harcamamak için sosyal medya… Sosyal medyayı kullanırken bu işin entegre pazarlama iletişiminin bir parçası olduğunu unutmamalıyız.”

Özetle;

Markalar da artık “panpiş” peşinde… Panpişini hoşnut eden kazanıyor!

Hakan’dan retweet!

Şu aralar siyaset sahnesi o kadar komik olaylar ve tiplerle dolu ki… Mizahçılara bol bol malzeme var. Ancak mizahçılar da korku imparatorluğunun baskı ve sindirme politikalarından nasibini almış, kabuğuna çekilmiş durumda…

Aday listelerinin tek belirleyicisi olan genel başkanın gözüne girebilmek için dalkavukluktan medet umanlar için yazılacak çok şeyler var… Özellikle de iktidar partisinin milletvekili aday adayları öyle malzeme veriyorlar ki, bir yere not edilse, mizahçılar elden ayaktan düşünceye kadar konu sıkıntısı çekmezler…

Mesela, AKP’nin Bursa milletvekili aday adaylarından Önder Matlı’nın, temayül yoklaması öncesi ilçe teşkilatlarını ziyaretiyle ilgili bir haber gönderilmiş gazetelere…

Haberin bir bölümünde deniyor ki; “Matlı, Başbakan’ın üç çocuk isteğini üçüzleri ile yerine getirdi.”

Şimdi Başbakan Erdoğan öyle duygulanır ki bu haberden, Bursa milletvekili aday listesinin en başına koyar Matlı’yı!

Bunu duyan diğer aday adayları da karılarının başına çullanır “Doğuramadın üçüz! Gitti bizim milletvekilliği!” diye…

* * *

Mizahı mizahçılara bırakmak gerek… Hakan Köksal, mizahın hakkını veren bir kalem… Ancak şu anda herhangi bir gazetede yazmıyor/yazdırılmıyor.

O da ürettiklerini Twitter’da paylaşıyor. 5 binden fazla takipçisi var. Yazdıkları, pek çok kişi tarafından retweet ediliyor.

Türkmax kanalında yayınlanan “Heberler”in yazar kadrosunda bulunan Köksal, bir muhabir gibi çalışıyor ve gerçek olayları mizahi dille kaleme alıyor.

İşte Hakan’ın twitter’da paylaştığı güncel espriler…

* * *

Paradan 6 sıfır atmakla övünen hükümet, Japonya’dakine benzer bir depremde oradaki ölü sayısına 6 sıfır ekleyeceğini biliyor mu?

Artık içim kaldırmadığı için gazete yerine içinden dökülen broşürlere takılıyorum. Vay, Bauhaus’ta elektrikli tırpan 94 liraya düşmüş.

Karanlıkta babamı bile tanımam ben be!

Bir zamanlar kordon bağıyla bağlıydık hayata. Sonra kestiler. O göbek çukuruna pamuk doldu. Şimdi pamuk ipliğiyle bağlıyız.

-Niye çaldırıp kapatıyorsun olm? +Kontörüm yok. -Başlıycam kontörüne. +Ayıp oluyo ama -…tırtma lan ayıbına. (Çaldıran Savaşı 2011)

-Biz depremle birlikte yaşamaya karar verdik. +Evlenmeden olmaz. Evin de yönetmeliğe uygun olması lazım -Hah gene bi sürü bürokrasi.

Enerji Bakanı “Türkiye’deki nükleer santralın 3G olacağını” söylemiş. Olay, radyasyondan koşarak kaçan adamın ülkesinden geçiyor di mi?

3G nükleer santral ne? Dokunmatik mi? Tek tuşla Facebook’a Twitter’a mı giriyor? Görüntülü mü konuşturuyor?

“Radyasyon sızıntısından ne olacak? Ayrıca sızıntı güzel bir şey. Dergisi bile var. Fikriyatımızı ordan aldık çok şükür.”

Bir masal kahramanı olarak Bülent Arınç: 7 Cücelerden Pamuk Prenses’in uyandırılmamasını rica etti.

Bırakın uyusunlar, uyandırmayalım uyusunlar da büyüyelim. Büyüdükçe uyutalım. Durmak yok uyutmaya devam. Yetmez ama AKP! Şakşak…

Kâbusumda Melih Gökçek Japonya başbakanıydı ve “Nükleer sızıntı yok, inanmayan tadına baksın” diyordu.

Twitter’da Hıncal Uluç’a çakanlar

medya müfettişi

hakankoksal Fularlı full arsız.

“Zalime haddini bildirmek, öksüze kaftan giydirmektir.” (Sezen Aksu)

Defne Joy Foster’i kendisini sürekli eleştiren Sait Sökmen’e “Irkçısınız” deyişiyle hatırlayacağım. Öyle zekiceydi ki adamı kitlemişti.

SevimGozay

çocuğu, karısı, sevgilisi, aşkı, seksi olmayan adamın “hıncı” bu kadar zehirli olabiliyor işte.

MirgunCabas

eger o muhterem, kehkehkeh herkes bana cakiyor kehkeh diye beşlik simit gibi yayilmiyosa bu sabah, ben hicbi sey bilmiyorum.

nedimsaban

Ölüler konuşamaz Hıncal Abi… Nedim Saban yazıyor! – Medya – Medyafaresi http://goo.gl/5Vl72