aykan erdemir2011 milletvekili genel seçimlerinin üzerinden tam iki yıl geçti. Bugün ülkenin en önemli gündem maddesi, Taksim Gezipark’ta başlayan eylemlerin yurt geneline yayılması.. Herkes merak ediyor haliyle.. Gezipark olayları nereye kadar gidecek, nasıl son bulacak?

CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, 2011 seçimlerinin ikinci yılında bir basın toplantısı düzenleyerek, çalışma alanı olan “gençlik”, “bilgi ekonomisi” ve “özgürlükler”le ilgili değerlendirmeler yaptı. Gezipark olaylarının, seçim bildirgelerinde de yer alan öngörülerini doğruladığı iddiasında Erdemir.. Ayrıca, gösterileri destekleyenlerin de, karşı çıkanların da resmi doğru okuyamadıklarını savunuyor.

Gençlik, Türkiye’nin petrolü

Milletvekili Erdemir, ilk aşamada her ne kadar Türkiye’de yaşanan temel sorunun “otoriter rejim sorunu” olduğunu söylese de, daha sonra sunduğu çözüm önerileri içinde “güven sorunu” öne çıkıyor.

Bilgi Üniversitesi’nin, Gezipark eylemcileri arasında yaptığı anketin sonuçlarından da yola çıkarak, “Türkiye orta gelir tuzağından çıkacak mı, çıkamayacak mı?” sorusunu yönelten Erdemir’in, toplumsal kavgaları çözmek için sunduğu reçete ekonomiye dayanıyor. Yüksek katma değer yaratan bilgi ekonomisine geçişin anahtarının özgürlükler olduğunun altını çiziyor.

Şöyle diyor:

“Sosyal medyayı baş belası olarak nitelerseniz slikon vadisi kuramazsınız. Gençleri aşağılarsanız, onlar da kendilerine değer veren ülkelere giderler. Bu gençlik Türkiye’nin petrolüdür. Ama ne var ki Türkiye petrolünü kurutuyor. Türkiye’nin özgürlükler iklimine ihtiyaç var.”

Güvene dayalı ilişki geleneği

Bir de söylediği şu Bursa Milletvekili Aykan Erdemir’in:

“Çoğunlukçu bir dil mi kullanacağız, yoksa çoğulcu bir demokrasiyi mi tercih edeceğiz. Temel yol ayrımımız da budur. Türkiye ya güçlü bir iktidarın yönettiği bir ülke olacak ya da yönetişime geçecek.”

Buna karşılık soru şu tabii ki.. Yönetişimin tüm kurallarıyla işletilebilmesine uygun bir zemine sahip mi Türkiye?

Değil elbette..

Kendisi de söylüyor ki, “Yönetişim, güvene dayalı ilişkiler gerektiriyor. Aynı zamanda da güçlü bir demokratik lider.. Öncelikle kurumlar özerk olacak. Yönetişime uygun genç liderler yetiştirilecek. Güvene dayalı ilişki geleneği oluşturulacak.”

Erdemir’in tespitiyle sonuç olarak, bugünkü anlayışla ülke yönetilmeye devam edilebilir. Bu da ancak Kuzey Kore modelinde olduğu gibi ülkeyi dünyaya bağlayan fişler çekilerek yapılabilir. Bu çağda bu mümkün olmadığına göre, model olarak Güney Kore alınmalıdır.